Demokrat Çoruh Gazete ve Matbaası -

Bağımsız Artvin Belediye Başkan Adayı Mustafa Polat:Dualarımız Ülkemizin Yarınları İçin Olsun

Bağımsız Artvin Belediye Başkan Adayı Mustafa Polat:Dualarımız Ülkemizin Yarınları İçin Olsun
  • 29.03.2019
  • 147 kez okundu

660 sandığın kurulacağı 31 Mart Pazar Günü Yerel Seçimlerinde Artvin’de 136 Bin 916 seçmen sandığa gidecek.  660 sandığın kurulacağı Artvin’de il ve ilçe belediye başkanları, meclis üyeleri ile muhtarlar oylanacak. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin yürürlüğe girmesi sonrasında yapılacak ilk yerel seçimlerde Artvinliler, kendi ilçelerinin belediye başkanını, belediye meclisi üyeleri ve muhtarları seçmek için 31 Mart Pazar günü sandık başına gidecek. Bağımsız Artvin Belediye Başkan Adayı Mustafa Polat’ta, 31 Mart Pazar Günü Yerel Seçimlerinde sandık başına gidecek olan vatandaşlara yazılı bir basın açıklamasında bulundu.

Polat açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Kıymetli Artvinliler;31 Mart 2019 Pazar günü yerel seçimler için sandık başına gideceğiz.35 yıllık Belediye yönetimi geçmişimize baktığımızda;10 yıl Sayın Kadir HALVAŞİ, Doğru Yol Partisinin iktidar olduğu dönemde 5 yıl Sayın Seracettin YAZAN,muhalefetteki Cumhuriyet Halk Partisi ile 15 yıl Rahmetli Emin ÖZGÜN  ve son olarak 17 yıldır iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi ile halen görevde bulunan Sayın Mehmet KOCATEPE tarafındanyönetilmiştir. İlimizde belediyecilikte merkez sağ, sol, muhafazakardiye tanımladığımız kadrolar ya da muhalefetbelediyeciliğide,iktidar belediyeciliğide deneyimlenmiştir.Eski belediye başkanlarımızdan Kadir HALVAŞİ ve Seracettin YAZAN ile 2. ve 3. cadde açılmış, petrol istasyonu kazandırılmış, rahmetli başkanımız Emin ÖZGÜN ile Belediye binaları, Avm’de işyerleri, inönü caddesinde iş yerleri, çoruh marinavb gibi hizmetler yapılmış, şimdiki başkanımız Mehmet Kocatepe ile özellikle spor ve sosyal belediyecilikte hizmetler yapılmıştır.

Ancak günümüzde gelişen ve değişen ihtiyaçlarımızı karşılayabilecek, aynı zamanda şehrimizi ulusal ve uluslararası niteliktebir kent haline getirebilecek, gelişim politikaları sürdürülebilir olan, her koşulda rekabetçi dinamik bir kent olmasını sağlayabilecek yeterlilikte hizmetler değildir.

Şehir yerleşkesinin planlı bir şekilde büyütülmesine, ilimize yakışır bir kent meydanına, nitelikli ve ekonomik konutlara, işyerlerine, sosyal alanlara, yeşil alanlara,  eğitim ve spor tesislerine, turizm tesislerine, kültürel alanlara,toplu taşımacılık sorunlarının çözülmesine, yol ağı sorununun çözülmesine,en önemlisi belediyeye gelir sağlayacak, istihdam yaratacak projelere ve bunların hayata geçirilmesine ivedi olarak ihtiyacımız vardır.

Geçmiş 35 yılda gerek muhalefet gerekse iktidar belediyeciliği ile yönetilmesine rağmen bu asli hizmetlerin bugüne kadar gerçekleştirilememesinin nedeni yönetim anlayışımız ve bu anlaşıya bağlı olarak  Üretken Belediyecilik yapılamamasından kaynaklanmaktadır.

Belediyemizin maalesef yıllarca Genel Bütçeli Kamu Kuruluşu gibi yönetildiği görülmektedir. Gelir ve giderden arta kalan kaynak ne kadar ise yetinilmeye çalışılmış, Belediye Kanunu, Belediye Gelirler Kanunu, İmar Kanunu, Kamulaştırma Kanunu, Kentsel Dönüşüm Kanunu, Turizm Teşvik Kanunu v.b gibi tüm mevzuatlarımızın olanak sağladığı geniş yetkiler, taşınmaz, imkan ve uygulama kolaylığı sağlayan yasal altyapınındeğerlendirilmediği görülmektedir. Dolayısıyla Belediyenin Şirketi ya dakuracağı şirketleri eliyle üretken belediyecilik hayata geçirilememiştir.

Milyonlarca çalışan ve işverenin oluşturduğu katma değer ile binbir emekle devletimizin hazinesinde toplanmış genel bütçeden ilgili Kamu Kurumları eliyle birtakım işlerin yapılmasını bekleyen, işadamlarımızdan bağış bekleyen, ekonomik ömrünü doldurmuş hibe araç-iş makinası bekleyen, taşıma suyla idare ettirilen bir yapıya doğru giden durum ile karşı karşıyayız.Belediye genel bütçeli kamu kuruluşu gibi yönetildiği takdirde kim ya da hangi siyasi parti yönetirse yönetsin bu olumsuz durum değişmeyecektir. Oysa çalışarak üreterek kendi kaynağını kendi sağlayan bir belediyecilik yapmak zor değil.  Yıllarca kentinde/köyünde yol, su v.b gibi temel ihtiyaçlarını herşeyi devletten beklememek gerektiği mantığı ile kendisi yapan Artvin’e ve Artvinliye yakışan Üretken belediyeciliktir.

Bu bağlamda projelerim ağırlıklı olarak hazine ya da belediye adına tapulu olan taşınmazlar üzerinde planlanmış, kendi kaynağı ile inşa edilebilen, kısa sürede inşaat maliyetini amorti eden, belediyeye gelir sağlayacak, Artvin’e istihdam sağlayacak, şehrimizi mutlu, ferah, dinamik ve vizyonu olan bir kent haline getirebilecek fizibil projelerdir. Gerek ekonomik gerekse sosyal açıdan yapılması kesinlikle zaruri olan, birgün mutlaka yapılacak olan bu ve bu nitelikteki projelereivedi olarak başlamak, gerçekleştirmeleribir ya da birkaç seçim dönemi  daha ötelememek, ilimiz ve ülkemiz adına hayırlı olacaktır. Unutulmamalıdırki dünya tarihinde ismi olan eserler ve şehirlerde bizler gibi beşer olan insanlar tarafından tesis edilmişlerdir. Birgün bu ve benzeri projeleri yapmak zorundaysak neden şimdi değil, şimdi değil ise ne zaman yapacağız. Telafisi olmayan en değerli servetin zaman olduğu,  ilimizin ve ülkemizin artık zaman kayıplarına tamammülü kalmadığı unutulmamalıdır.

Ülkemizde 73 yıl önce 1946 yılında yapılan seçimler ile çok partili sisteme geçilmiştir. Sandığa giderken seçim sonuçlarında asli hedefimizin liyakat, hizmet ve üretkenlik olması gerekirken, 73 yıllık süre zarfında ağırlıklı kutuplaşmaya dayalı ilk amacı diğerinden yönetimi devralmayı ya da yönetimini korumayı amaçlayan seçimler yaşadık.  Özellikle 1998 yılından sonra koalisyonlar olmasın düşüncesiyle aslında demokraside halkın gerçek temsilini engelleyen bir durum olmasına rağmen temsil etmesini istediğimize değil ikinci alternatiflere destek olduk.Nitekim koalisyonlardan kurtulalım derken anketler, algı çalışmaları, sözde kalabalıklar, ya da tahminlerimize göre  oyumuz bölünmesin/oyumuz boşa gitmesin gibi düşüncelerle temsil yetkisi verdik ancak geldiğimiz noktada  bu yaklaşımın çözüm olmadığı, koalisyonlarınisim ve şekil değiştirerek ittifaklar olarak karşımıza çıktığı görülmektedir.

Asli amaç sadece bizden olmadığını düşündüğümüz ötekine galip gelme duygusu olunca, ötekininde dahil olduğu herkese, ilimize, ülkemize fayda sağlama geri planda kalmaktadır. Yönetenleri bu kutuplaşma ile seçince bürokrasideki atamalarda yine kutuplaşmaya dayalı liyakat dikkate alınmadan yapılmaktadır. Bu kısır döngü ülkemizin ve milletimizin geleceğini içine alan ve bizi boğan bir sarmala dönüşmüştür. Bu nedenle yönetenlerin adı ve sembolleri değişmekte ancak sonuç değişmemektedir. Ülke olarak sosyal ve iktisadi başarıda istediğimiz noktaya gelemediğimiz, ekonomik olarak zor günlerden geçtiğimiz aşikardır.

ARTVİN BELEDİYESİNİ ÜRETKEN BELEDİYECİLİĞE EVRİLEN, KENDİ KENDİNE YETEN BİR YAPIYA DÖNÜŞTÜRECEK, ŞEHRİMİZİ YENİ ROTALARA BÜYÜK UFUKLARA TAŞIYABİLECEK, HERKESİN HUZUR İÇİNDE KUCAKLAŞTIĞI, YÖNETİME KATILDIĞI VE YAŞADIĞI BİR İKLİME SAHİP KENT HALİNE GETİRECEĞİMİ TAAHHÜT EDERİM. SİZLER TEVECCÜH ETTİĞİ TAKDİRDE BEN BU İŞİN ÜSTESİNDEN GELİRİM. GÖREVE HAZIRIM.

31 Mart yerel seçimlerinde; Demokrasimizi, ülkemizi ve ilimizi  başarıya taşımayı hedefleyen, ötekileştirme, kutuplaşma duygusunun irademize gem vurmadığı, bizleri liyakat, hizmet, gelişim ve üretken belediyecilikle buluşturacak irade ve sonucun sandıktan çıkacağı bir seçim olmasını, seçim sonuçlarının ilimize ve ülkemize hayırlara vesile olmasını temenni ederim. Dualarımız ülkemizin yarınları için olsun. Saygılarımla.”

Ç.P.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ