Demokrat Çoruh Gazete ve Matbaası -

İbn – i Sina Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi mezuniyet Sevinci Yaşadı

İbn – i Sina Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi mezuniyet Sevinci Yaşadı
  • 04.06.2018
  • İbn – i Sina Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi mezuniyet Sevinci Yaşadı için yorumlar kapalı
  • 2.168 kez okundu

İbn – i Sina Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 2017-2017 eğitim öğretim yılı mezunlarını verdi. Görkemli bir mezuniyet göreniyle mezun olan öğrenciler sevinç ve hüznü aynı anda yaşadılar.

Nihat Gökyiğit Kongre ve Kültür merkezinde gerçekleşen törene Okul Müdürü Cüneyd Sepetci, , Alkan Gazeteci İmtiyaz Sahibi Artvin Gazeteciler Cemiyeti Derneği Başkanı Zeki Alkan, Alkan Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Tekin Alkan, Artvin Devlet Hastanesi Sağlık Hizmetleri Müdürü Gülten Bilmiş, Artvin Devlet Hastanesi Sağlık Hizmetleri  Müdür Yardımcısı  Yaşar Dağ, Artvin Devlet Hastanesi Birim Sorumlusu Özlem Karakelle, öğretmenler, veliler ve öğrenciler katıldı.

Saygı duruşu ve istiklal marşı ile başlayan programda konuşan Okul Müdürü Cüneyd Sepetci şunları söyledi:

”Sizler bu törenin en mutlu, en onurlu insanlarısınız. 4 yıl boyunca çocuklarınıza maddi ve manevi destek oldunuz. Onların sevinçlerini ve üzüntülerini paylaştınız. Bütün bu zorlukların sonunda çocuklarınız mezun olurken haklı olarak büyük bir sevinç ve gurur içindesiniz. Okula başlarken bu yuvaya kendi ellerinizle teslim ettiğiniz,  bizlerin de emanet olarak aldığımız değerli evlatlarınızı, idarecilerim, öğretmenlerim ve tüm personelim ile hizmet ederek onların daha kendinden emin, ne istediğini bilen, bilgili, hoş görgülü,  yaşamı seven, yaşatmayı görev bilen, sevgi dolu bireyler olarak, sizlere büyük bir mutluluk ve heyecan içerisinde tekrar takdim ediyorum. Bu çocukları yetiştirip bu günlere getirdiğiniz için sizleri tüm kalbimle kutluyor ve saygılarımı sunuyorum.

Bugün mezuniyet törenini yaptığımız öğrenciler üzerinde en büyük hakkı ve katkısı olanlar sizlersiniz. Onların hayata hazırlanması, davranışları, dersleri, problemleri her şeyleri ile ilgilendiniz. Öğrencilerimizi emek harcayarak ilmek ilmek dokudunuz. Siz onların yeri geldi annesi-babası, yeri geldi ablası-abisi kadar yakın oldunuz. Onlar sizin bu toplumda erdem ve bilgi ile donattığınız en değerli meyveleriniz ve ülkeye bıraktığınız en büyük mirasınızdır. Tüm Öğretmenlerimize özverili çalışmalarından dolayı teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum.

Sevgili öğrenciler,  Sizler bu okula birçok öğrenci arasından süzülerek ve seçilerek geldiniz. Başarmanın haklı ve onurlu gururu içinde okula başladınız. Hayatınızın en güzel ve en önemli çağını bu okulda geçirdiniz. Bir meslek edinme, bilgi dağarcığınıza bir şeyler katmanın ötesinde bir ömür sürecek arkadaşlıklar edindiniz. 4 yıl boyunca beraber gülüp oynadığınız, dertleştiğiniz, sınıfta şakalaştığınız, yaramazlıklar yaptığınız, bazen anne ve babanızla paylaşmadığınız sırlarınızı paylaştığınız, kısacası acı tatlı hatıralar yaşadığınız ve hiç unutamayacağınız arkadaşlarınızdan ayrılıyorsunuz. Sarılın arkadaşlarınıza, ister doya doya gülüp eğlenin, ister hıçkıra hıçkıra ağlayın. Hem mutluluğunuzu paylaşın, hem üzüntünüzü.

Sevgili öğrenciler, Hızla değişen bu dünyada değişimi kavrayınız. Kavrayınız ki muasır medeniyetler seviyesine bizleri taşıyınız. Bütün toplumların, ulusların umutları ve güvenceleri genç nesillerdir. Elbette bizim de geleceğimiz ve güvencemiz sizlersiniz. Bu gerçeği Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK “Bütün ümidim gençliktedir” diyerek ülkeyi ve bütün değerlerini siz gençlere emanet ederek göstermiştir. İnanıyorum ki; sizler de umutları ve güveni boşa çıkarmayarak, ülkemizi çağdaş uygarlık düzeyine çıkaracaksınız.

Sevgili öğrenciler, Eğitim bir takım doğruları ve bilgileri toplayıp öğrenmek değildir. Eğitilmiş kişi; akıllı seçim yapabilen, dolayısıyla değer yargıları olan, yaşamda bir amacı olup yönünü belirleyebilen kişidir. Biliyorum hedefleriniz arasında bir şeyler olmak var. Oysa toplumu ileri götürenler bir şey olanlar değil, bir şeyler yapanlardır… İşte yaşam sınavı burada başlıyor: bir şeyler yapabilmek o kadar kolay değil… Başarılı kişiler ile diğerleri arasındaki en önemli fark: Bilgi veya güç eksikliği, değil; istek ve azimdir. Yani kararlılık ve mücadele… Yaşam boyunca yüzünüze kapanacak pek çok kapı olabilir. Umutsuzluğa kapılmayın, pes etmeyin. Yanlış yapmaktan çekinmeyin. İnsan yanlışlardan çok şey öğrenir ama aynı yanlışı tekrarlamak ise aptallıktır. Bu durum ada düşmeyin.

Sevgili öğrenciler, Sevgi, saygı, hoşgörü ve uzlaşma ortamı içinde üstesinden gelinemeyecek bir sorunun bulunmadığını unutmayınız. Vatana, Millete, Devlete sadakatten ve Atatürk’ten asla vazgeçmeyiniz

Birlik ve bütünlüğümüze yönelik her türlü saldırı veya tehdit karşısında daha fazla kenetlenerek hiç bir kimsenin, hangi amaçla ve ne şekilde olursa olsun, huzur ve güvenliğimizi bozmasına asla fırsat vermeyiniz.

Sevgili öğrenciler, tüm öğretmenleriniz sizin en güzel şekilde yetişmeniz için çalıştı. Şuan bunların çok farkında değilsiniz. Ama ileriki yaşlarda bunu daha iyi anlayacaksınız. Bizlere hak vereceksiniz. Bizler her türlü haylazlıklarınıza, tembelliklerinize, çocuksu tavırlarınıza, üzmelerinize, hatta kızdırmalarınıza rağmen sizleri çok sevdik ve hep seveceğiz. Şunu bilmenizi isteriz ki,  bundan sonra da gönlümüz hep sizinle olacak. Sizin başarınızla sevinecek, sizin başarınızla onurlanacağız. Sizler gelecekte okulunuzu, bizleri ve ailelerinizi en iyi şekilde temsil edeceğinize olan inancım tamdır. Sizleri mezun ettiğimiz binlerce Artvin İbn-i Sina Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi mezunlarının arasına yollarken sizlerde bizleri ve okulunuzu unutmayınız.

Sevgili öğrenciler; Size emanet al bayrağımız ve bütün değerlerimiz. Size emanet cumhuriyetimiz ve geleceğimiz. Çocuklar bu son dersimiz. Yolunuzda, bahtınızda açık olsun” dedi.

Mezun olan öğrenciler adına ise konuşmayı Halime Ahmetoğlu yaptı. Ahmetoğlu konuşmasında şunları söyledi:

“Bugün 1 Haziran 2018. Bugün dört yılın, arkadaşlıkların, haylazlıkların, sevincin, hüznün, liseli olabilmenin son günü bizler için. Yüzümüzde sahte gülücüklerle selamlarken sizi, içten içe gerçeği kavrıyoruz. Biz lise yıllarımıza veda ediyoruz. Önümüzde neler var bilemiyoruz ama arkamızda bıraktığımız birçok duygu var. Birçok tecrübe var, kullanabileceğimiz. Vedalar artık bizim için. Belki sahte vedalar var belki gerçek. Ama gönül ister ki hep ve tek dostluk devam etsin bizler için. Ömrümüzce görelim birbirimizi. Sırlarımızı, dertlerimizi paylaşalım.

Mesela yine 12-B ile gezip duralım. Hiç oturmayalım ama çalışmayı da unutmayalım. Ya da 12-D’de şarkılar söyleyelim, maniler okuyalım ama azıcık muzırlık yapıp 12-C’de olalım. Her türlü haylazlığı, haytalığı, şamatayı yapalım. O da olmazsa 12-A’nın şirinleri ile dedikodu yapalım, rahatımızdan ödün vermeden eğlenelim. Öğle arası olunca yurtta nohutu görüp kantine geçelim. Ama şu an İbn-i Sina’da baskın olan tek duygu veda ve ayrılık. Sınıflarımıza, hocalarımıza, dostluklarımıza ve daha anlatamayacağımız pek çok hatıraya dair ayrılık acısı.

En içten acılara sahip hatıralara, hüzün ile yazıyorum. Unutamayacağımız dört yıl için yazıyorum. Son sene geçmek bilmeyen zaman olarak akıverir; kimse için kolay değildir. Elimizde lise kayıt formları ile girdiğimiz kapıdan dört yıl sonra gelecek için umut taşıyarak çıkıyoruz şimdi. Dolu dolu geçirdiğimiz zamanlara rağmen hala az yaşanmışlık hissi var içimizde. Eksikliğini hissedeceğimizi bile bile gidiyoruz. Herkesten bir parça anı istiyoruz şimdi. Ve hepsini dört yıla sığdırdığımızı düşününce şaşırıyoruz. “Dört yıl bu kadar mı?” diye. Ama unutmuyoruz. Zihnimizin ve kalbimizin o dört yıldan derin ve daha yoğun duygulara sahip olduğunu. Ama yine kaçınılmaz son canımızı yakıyor. Bitiş yakın diye bakarken sona ulaştığımızı görüyoruz. Daha hazır olmadan biz gidiyoruz. Vedalara hazır değilken vedalar bize yakışmazken vedalar kalplerimizde, zihinlerimizde yer ediniyor. Ve işte biz İbn-i Sina’ya veda ediyoruz. Aslında bir ayrılık değil bu. Aklımız, yüreğimiz, heyecanlarımız, umutlarımız, dostluklarımız… Hepsi bizde, hepsi sizde… Onlara iyi bakın. Çünkü biz hepsine iyi bakacağız. Ve son bir şey daha ‘biz gidiyoruz hocam lütfen yok yazmayın” dedi.

Ardından bayrak ve flama devir teslim töreni gerçekleştirildi. Sonrasında ise müzik dinletisi ve kep töreniyle tören sona erdi.

Hacer ERER

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ